İş sağlığı ve güvenliği mevzuatı, işletmelerin çalışanlarını koruması adına belirli standartlar getirir. Bu standartların başında işyeri hekimi görevlendirmesi gelir. Her işletme, çalışan sayısına ve tehlike sınıfına uygun sürelerde hekim hizmeti almakla yükümlüdür. Doğru süre hesaplaması, yasal cezaların önüne geçerken çalışan sağlığının korunması adına kritik rol oynar. Hekimlerin ayıracağı vakit, işletmenin risk durumuna göre değişir.
Tehlike Sınıflarına Göre Hizmet Süreleri Nelerdir?
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, işyerlerini risk seviyelerine göre üç ana gruba ayırır. Az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli olarak adlandırılan bu sınıflar, hekimin ayıracağı süreyi doğrudan belirler. Risk seviyesi arttıkça, çalışan başına ayrılması zorunlu dakika miktarı da yükselir. Bu artışın sebebi, riskli ortamlarda sağlık gözetiminin daha sıkı takip edilme zorunluluğudur.
İşverenler, NACE kodu üzerinden kendi tehlike sınıflarını öğrenir. Hekimle yapılacak sözleşme, bu kodun karşılık geldiği risk grubuna göre şekillenir. Süreler “çalışan başına ayda en az” kalıbıyla hesaplanır. Yani işletmedeki personel sayısı ile mevzuattaki dakika çarpılarak toplam aylık süre bulunur. Çıkan sonuç, İSG-KATİP sistemi üzerinden yapılacak sözleşmenin temelini oluşturur.
Az tehlikeli işyerlerinde süre hesabı
Büro faaliyetleri, perakende mağazacılık veya gıda servisi gibi alanlar genellikle az tehlikeli sınıftadır. Bu grupta iş kazası ve meslek hastalığı riski diğerlerine göre daha düşüktür. Yönetmelik, az tehlikeli sınıftaki işyerleri için çalışan başına ayda en az 5 dakika hekim hizmeti şartı koyar.
Binlerce çalışanı olan büyük plazalar veya kamu kurumları bu kapsamda değerlendirilir. Tam zamanlı bir işyeri hekimi görevlendirmesi için gereken çalışan sayısı bu sınıfta 2000 olarak belirlenir. Yani 2000 çalışanı olan az tehlikeli bir işletme, bir hekimi tam zamanlı (aylık 217,5 saat üzerinden) istihdam eder. Çalışan sayısı 2000’in üzerindeyse, artan sayı için ek süre hesabı yapılır veya ikinci bir hekim devreye girer.
Tehlikeli sınıfta hekim çalışma dakikaları
Üretim atölyeleri, montaj sanayi, tekstil fabrikaları gibi işletmeler tehlikeli sınıfta yer bulur. Bu alanlarda fiziksel ve kimyasal risk etmenleri daha yoğundur. Dolayısıyla hekimin ayırması gereken vakit artar. Mevzuat, tehlikeli sınıftaki işyerleri için çalışan başına ayda en az 10 dakika hizmet süresi tanır.
Bu kategorideki bir işletmede tam zamanlı hekim zorunluluğu 1000 çalışanla başlar. 1000 personeli olan bir fabrika, bünyesinde tam gün mesai yapacak bir doktor bulundurur. İşletmenin 1500 çalışanı varsa, bir tam zamanlı hekime ek olarak, kalan 500 kişi için yarım gün veya kısmi süreli çalışan ikinci bir hekim görevlendirilir.
Çok tehlikeli sınıfta görev süresi kriterleri
Maden ocakları, inşaat şantiyeleri, kimya tesisleri ve tersaneler çok tehlikeli sınıfa girer. Hayati riskin en yüksek olduğu bu alanlarda sağlık gözetimi sıkı tutulur. Yönetmelik, çalışan başına ayda en az 15 dakika hekimlik hizmeti şartı koşar.
Bu sınıfta tam zamanlı hekim ataması için sınır 750 çalışandır. 750 kişiyi istihdam eden bir şantiye veya maden işletmesi, bir hekimi sadece o işyerine odaklanacak şekilde tam zamanlı görevlendirir. Risk faktörlerinin yoğunluğu, hekimin sahada daha fazla vakit geçirmesini ve çalışanları daha sık muayene etmesini zorunlu kılar.
Efe Akademi İle İşyeri Hekimliği Kariyerine Adım Atın
Tıp fakültesi mezunları için işyeri hekimliği, saygın ve dinamik bir kariyer yoludur. Bu yetkinliğe ulaşmak, bakanlıkça yetkilendirilmiş kurumlardan eğitim almayı ve sınavda başarılı olmayı zorunlu kılar. İzmir merkezli Efe Akademi, bu süreçte hekimlerin yanındadır. Türkiye genelinde sunduğu eğitimlerle adayları sınava ve meslek hayatına eksiksiz hazırlar.
Kurum, İşyeri Hekimliği eğitimlerinin yanı sıra A, B ve C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanlığı, İşyeri Hemşireliği ve Hijyen eğitimleri gibi geniş bir yelpazede hizmet verir. Hibrit eğitim modeli sayesinde hekimler, yoğun nöbet veya çalışma tempoları arasında derslere katılma şansı bulur. Uzman eğitmen kadrosu, sınav müfredatına hakimiyetiyle adayların başarı oranını yukarı taşır. Efe Akademi ile iletişime geçerek kariyerinize yeni bir yön verebilirsiniz.
Tam Zamanlı ve Kısmi Süreli Çalışma Ayrımı
Hesaplanan süreler, hekimin işletmede geçireceği asgari zamanı gösterir. İşveren isterse bu sürenin üzerinde bir anlaşma yapabilir ancak altına inemez. Küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ), genellikle Ortak Sağlık Güvenlik Birimleri (OSGB) üzerinden kısmi süreli hizmet alır. Bu durumda hekim, ayın belirli günlerinde işletmeye gelerek görevini icra eder.
Büyük ölçekli sanayi kuruluşları ise bünyelerinde revir kurarak tam zamanlı hekim istihdam eder. Tam zamanlı çalışma, hekimin haftalık 45 saatlik mesaisini sadece o işyerine ayırması demektir. İSG-KATİP sistemi, bir hekimin toplam çalışma süresini takip eder. Bir hekim ayda en fazla 217,5 saat görev alabilir. Bu süre dolduğunda, sistem yeni bir işyeri atamasına izin vermez.
Çalışan Sayısındaki Değişiklikler Süreyi Nasıl Etkiler?
İşletmeler dinamik yapılardır; çalışan sayıları artar veya azalır. İşe giriş ve çıkışlar, hekimin çalışma süresini doğrudan değiştirir. İşverenler ve İSG profesyonelleri, personel sayısındaki değişimleri düzenli takip etmelidir. Sayı arttığında, mevcut sözleşme süresi yetersiz kalabilir.
Yetersiz süre ile hizmet vermek, yasal mevzuata aykırıdır. Bu tip durumlarda İSG-KATİP üzerinden zeyilname (ek sözleşme) yapılarak süre güncellenir. Tersi durumda, yani çalışan sayısı ciddi oranda düştüğünde, sözleşme süresi aşağı yönlü revize edilebilir. Güncel çalışan sayısı, SGK kayıtları ile uyumlu gitmelidir. Denetimlerde müfettişler, SGK dökümleri ile İSG-KATİP sözleşme sürelerini karşılaştırır.
Hizmet Süresine Dahil Olmayan Faaliyetler
Belirlenen 5, 10 veya 15 dakikalık süreler, hekimin iş sağlığı faaliyetlerine ayırdığı net vakittir. Hekimin işyerine ulaşmak için harcadığı yol süresi bu hesaba katılmaz. Ulaşım, tamamen mesai dışı bir zaman dilimi olarak kabul edilir.
Benzer şekilde, hekimin dinlenme molaları veya yemek araları da hizmet süresinden düşülür. Sözleşmede yazan süre, fiilen iş başında, revirde veya sahada geçirilen süreyi temsil eder. OSGB üzerinden hizmet alan firmalar, hekimin ulaşım organizasyonunu ayrıca planlar. Hekim, işletmeye vardığı andan itibaren görev saati işlemeye başlar.
Sözleşme ve Görevlendirme Süreci Nasıl İşler?
Süre hesabı yapıldıktan sonra resmi prosedür başlar. İşyeri yetkilisi ve hekim (veya OSGB), İSG-KATİP sistemi üzerinde karşılıklı onay mekanizmasını çalıştırır. Sistem, girilen çalışan sayısı ve tehlike sınıfına göre minimum süreyi otomatik kontrol eder. Yasal sürenin altında kalan girişlere sistem onay vermez.
Sözleşme onayı, hekimin o işyerinde yasal olarak göreve başladığını kanıtlar. Islak imzalı nüshalar işletmede saklanır. Efe Akademi mezunları, sertifikalarını aldıkları andan itibaren sisteme tanımlanır ve Türkiye’nin her yerinde sözleşme yapma hakkı kazanır. Kurumsal eğitim kalitesi, hekimlerin mevzuata ve sisteme hakimiyetini güçlendirir.
İşyeri Hekiminin Süre İçinde Yaptığı Görevler
Ayrılan bu kısıtlı sürelerde hekimden beklenenler oldukça fazladır. Sadece reçete yazmak veya hasta muayene etmek, görevin ufak bir parçasıdır. Hekim, işe giriş muayeneleri ile çalışanın o işe uygunluğunu onaylar. Periyodik muayenelerle meslek hastalıklarını erken evrede yakalar.
Risk değerlendirme ekibinde yer alır, ergonomik riskleri gözetir, yemekhane ve su analizlerini denetler. Ayrıca çalışanlara hijyen, ilk yardım ve mesleki riskler konusunda eğitimler verir. Tüm bu süreçler, hesaplanan aylık süre dilimine sığdırılır. Bu sebeple zaman yönetimi, işyeri hekimleri için kritik bir yetkinliktir.
Yanlış Hesaplamanın Hukuki Sonuçları
Eksik süre ile hekim çalıştırmak, idari para cezası sebebidir. Bakanlık müfettişleri, geriye dönük incelemelerde bu açıkları tespit eder. Daha ağır bedel ise bir iş kazası veya meslek hastalığı durumunda ödenir.
Yargı sürecinde, bilirkişiler hekimin işyerine yeterli vakti ayırıp ayırmadığını sorgular. Eğer süre yasal sınırın altındaysa, işveren “gerekli tedbirleri almamış” sayılır ve kusur oranı artar. Hekim de kendisine ayrılan sürenin yetersizliğini yazılı olarak bildirmediyse sorumluluk altına girer. Doğru hesaplama, hem işvereni hem de hekimi hukuki risklerden koruyan bir kalkan görevi görür.










